İsveç'in sakin kasabası Fjällbacka'da geçen gizemli bir polisiye romandır. Denizde küçük bir kızın cansız bedeni bulunur ve ilk bakışta bir kaza gibi görünse de, otopsi sonuçları işin aslını ortaya çıkarır: Küçük kız boğulmadan önce tatlı su yutmuştur.
Dedektif Patrik Hedström ve yazar Erica Falck, bu gizemli ölümün ardındaki sır perdesini aralamaya çalışırken, kasabanın geçmişine uzanan karanlık sırlarla yüzleşirler.
Geçmiş ile günümüzün ustaca iç içe geçtiği Taş Ustası, Läckberg'in gerilim dolu anlatımı ve karakter derinliği ile dikkat çeken bir kitap.
DİKKAT!!!
Bundan sonrası Spoiler içerir
Kitapta 1920'ler ve 2000'lerin başında geçen iki ayrı olay, paralel bir hikâye örgüsü ile anlatılmış.
1920'lerde bir taş ocağının sahibinin kızı olan Agnes, heyecan arayışı içinde bir taş ustasıyla birlikte olur ve ondan hamile kalır. Durumu öğrenen babası tarafından reddedilir. Agnes, taş ustasıyla evlenir ve ikiz çocuklarını dünyaya getirir; ancak, kaybettiği zenginlik ve lüks yaşamı için kocasını ve çocuklarını suçlar. Çocuklar sekiz yaşına geldiğinde evde bir yangın çıkararak, bunu bir kaza gibi gösterir ve kocasını ve sevmeyi hiç başaramadığı çocuklarını öldürür. Felaketi öğrenen babası, mağdur olduğunu düşündüğü kızını affeder ve Amerika'ya gitmesi için ona maddi destek sağlar. Ancak, babası taş ocağının iflas etmesiyle beş parasız kalınca intihar eder.
Amerika'da bir süre güzelliği sayesinde erkek arkadaşlarının desteğiyle geçinen Agnes, sonunda babasının Fjällbacka'da kendisi için aldığı küçük eve geri dönmek zorunda kalır. Dönerken limanda gördüğü küçük bir kızı, ona “Mary” ismini vererek yanına alır. Bu tam bir çocuk hırsızlığıdır. Annesinden uzaklaşmış ağlayarak annesini arayan çocuğun, kendisine çok yakışacağını, kasabaya döndüğünde oynamayı düşündüğü oyunu da destekleyeceğini düşünür. Mary, kadından sevgi görmeden, yaptığı her hata için karanlık bir kilere kapatılarak büyütülür. Agnes en çok da şişmanlığı için kızdan nefret etmektedir. Çünkü güzellik bir kadının en önemli silahıdır. Agnes, “sadakat” ismini verdiği, geçmişte yaktığı evin küllerini Mary’e zorla yedirir. Agnes geçimini sağlayabilmek için evlenir; ancak pısırık bulduğu kocasından sıkılınca, artık 12-13 yaşlarında olan Mary’ye tüm mutsuzluklarının sebebi olarak onu gösterir ve üvey babasını öldürmeye ikna eder. Eğer adam ölürse anne ve kızın birlikte mutlu bir hayat sürmesi mümkün olacaktır. Annenin kızı sevmemesindeki sebep adamdır. Bu vaatler Mary'nin gözünü boyasada adam öldükten sonra da hayatlarınada hiç bir şey değişmez...
2000’lerde ise Sara isimli küçük bir kızın cesedi denizde bulunur ve ciğerlerindeki tatlı su onun cinayete kurban gittiğini gösterir. Küçük Sara'nın annesi olayı araştıran kahramanımız Dedektif Patrik Hedström'ün eşi Erica Falck'ın kasabaya bir kaç ay önce taşınan ve Erica ile arkadaşlık eden Chorlet'ir. Bu aile, Chorlet’in annesinin evine taşınmıştır. Evde hasta bir üvey baba vardır. Başlangıçta, doktor olan ve o saatlerde nerede olduğunu ispatlayamayan baba, büyükannenin davalık olduğu husumetli komşuları ve o ailenin otistik oğulları şüpheli olarak incelenir...
Devamı kitapta...
Taş Ustası ülkemizde ilk baskısını Mayıs 2014'te Doğan Kitaptan yapmış. Benim okuduğum 3. baskı ise Mayıs 2023'te basılmış. Çevirmenleri Taciser Belge ve Ayşen Anadol.
Kitap Olimpos Yayınları tarafından ilk baskısını 2018'de yapmış. Benim okuduğum 7. baskının çıkış tarihi ise Ağustos 2024. Çevirmeni Gizem Karahasanoğlu. 487 sayfa.
Lackberg'in okuduğum ilk kitabı. Ama son olmayacak diğer kitaplarına da şans veririm. Anlatılan iki hikayenin bir yerde kesişeceğini tahmin ediyorsunuz. Ama son ana kadar bağlantıyı kuramıyorsunuz. Akıcı güzel bir dille yazılmış. Bu konuda çevirmenleri de kutlamak lazım. Ben İskandinav tarzını seviyorum:))