Kesik
Abgeschnitten 2012
Kesik
Abgeschnitten 2012
Linda Keminski, şiddet geçmişinden kaçmak için Helgoland adasına sığınır, ama adada da tehlike peşini bırakmaz. Kaldığı evin önünde kayalıklarda bir ceset vardır. Aynı saatlerde, Berlin’de adli tabip Paul Herzfeld bir kadın cesedinin kafatasından çıkan kapsülde kızının ismini bulur. Bu detay, sıradan bir otopsiyi kişisel bir kabusa dönüştürür. Kızı Hannah kaçırılmıştır ve bir telesekreter mesajıyla kızının yardım çağrısını alır. "Kimseye söyleme yoksa beni öldürecekler."
Federal Kriminal Dairesi’nin deneyimli ismi Paul, artık bir baba olarak hayatının en zorlu sınavını verecektir. Bu karanlık gerilimde hem akıl hem zamanla yarış başlar.
DİKKAT!!!
Bundan sonrası Spoiler içerir
Linda Keminski eski sevgilisi Daniel Haag (Danny) tarafından defalarca taciz edilip bunu kanun karşısında ispatlayamadığı için abisinden destek istemiştir. Abi Clemens bu işi halledeceğine söz vererek bu süre zarfında saklanması için Linda’yı bir arkadaşının Helgoland adasındaki dairesine yerleştirmiştir.
Adada olağan üstü günler yaşanmaktadır. Büyük bir fırtına yüzünden adanın ana karayla bağlantısı kesilmiş ve fırtınada bazı yapılar zarar görmüştür. Adadaki tek hastane de bunlardan biridir.
Bir manga çizeri olan Linda tavan arasındaki atölyesinde hemen hemen tüm zamanını geçirmektedir. Banyo yapmak için aşağı dairesine indiğinde havlusunun ıslak olduğunu fark eder ve sığınmak saklanmak için girdiği yatağı sıcaktır. Üstelik burnuna buram buram Danny’nin tıraş losyonunun kokusu gelmektedir. Hemen abisi Clemens’i arar. Genç adam Danny’nin artık onu rahatsız edemeyeceğini, işin icabına baktığını söyler. Bu bile Linda’yı rahatlatmaya yetmez. Linda fırtınaya aldırmadan mutfaktaki kapıdan kendini dışarı atar. Kuduran denizin kenarında kayalık bahçededir artık. Dalgakıranın beton kolları arasında koyu renk bir yığın dikkatini çeker. Bu bir cesettir.
Paul Herzfeld, uzun yıllardır çalıştığı Federal Kriminal Dairesi’nde 4 yıldır Ekstrem Suçlar Dairesi’nin Yöneticisidir. 43 yaşındaki adli tabip vahşice işlenen cinayet kurbanlarının otopsi raporlarını hazırlamaktadır.
O sabah yine böyle bir kurbanın cesedini incelemek ve otopsi raporunu hazırlamak üzere işinin başındadır. Her zaman çalıştığı iki asistan doktorun yanısıra kendilerine yeni atanan stajyer Ingolf von Alpen’de ekibe katılmıştır. Ingolf, İçişleri senatörünün oğludur. Üst yönetimden ona iyi davranılması uyarısı gelmiştir.
Otopsi, ilk defa tanık olan biri için zorlu bir operasyondur. Ingolf’de önce cesedin içine gözlüğünü düşürür sonra da patolojinin orta yerinde kusar.
Ama o sabahki olağanüstülüğün sebebi stajyer değildir. Otopsi yapılan kadının kafatasından çıkardıkları kapsülün içinden bir telefon numarası ve Paul’ün17 yaşındaki kızının ismi "Hannah" yazan bir kağıt çıkmıştır. Paul refleksle diğerlerine göstermeden bu kağıdı saklamış ve kapandığı tuvalette bunun ne anlama geldiğini çözmeye çalışarak sakinleşmeyi beklemiştir. Ama işe yaramaz, sakinleşemez. Bağırsaklarını bozduğu bahanesi ile operasyonu başka bir doktora devreder ve ofisine gider. Boşandığı karısına ulaşır. Petra bir iş gezisi için yurtdışındadır ve kızı yanında değildir. Hannah boşanmanın suçlusu olarak babasını gördüğü için babasına cep numarası vermemiştir. Halbuki boşanma sebepleri Petra’nın Paul’ü aldatmasıdır.
Son çare olarak kağıdın üstünde yazan numarayı arar. Ama hiç kimse cevap vermez. Telesekretere yönlenen telefonda kızı tarafından kendisine bırakılmış bir mesaj vardır. Hannah çok korktuğunu kendisini kurtarması gerektiğini, bu durumla ilgili kimse ile konuşmamasını aksi taktirde öldürüleceğini söyler. Kendisini kurtarmak istiyorsa Erik’i beklemesi gerekmektedir. Panik Paul’ün tüm vücudunu ele geçirir. Afallar… Telefonu gizli bir numara tarafından aranır. Hemen açar karşıdaki hiç konuşmaz. Paul sakinleşmeye çalışarak ne isterse yapacağını kızına zarar vermemesini ister.
devamı kitapta...
Pegasus Yayınlarından çıkan kitabın benim de okuduğum türkçe ilk baskısı şubat 2025'te yapılmış. Anıl Alacaoğlu tarafından türkçeye çevrilen kitap 332 sayfa.
"Kesik", temposu hiç düşmeyen, çok katmanlı bir gerilim kitabı. Kitap polisiye sevenler için etkileyici ve rahatsız edici derecede gerçekçi. Alman adalet sistemine suç ve ceza kavramına da atıf yapılmış. " Vergi kaçırmadım sadece bir insanı öldürdüm başıma en kötü ne gelebilir ki?" bence kitaptaki enderin eleştiri 🤓
Kitapçıda şans eseri elime aldığım bir kitaptı. Ama araştırdığımda yazarın başarı hikayesi beni etkiledi. Rahat okunan, beklentinizi karşılayan hoş bir kitap olmuş. Artık listemde takip edilecek yeni bir yazar var:))