Jo Nesbø'nun Bıçak romanı, Harry Hole'un hayatındaki en karanlık dönemi gözler önüne seriyor. Gerçi çok iddialı olmayayım Nesbø Harry'i duvardan duvara vurmayı seviyor. Belki ilerleyen kitaplarda daha da karanlık bir dönem gelebilir.
Bu kez mesele bir katili yakalamaktan çok daha kişisel. Kahramanımız en sevdikleri ve en güvendikleriyle sınanıyor. En büyük savaşı ise kendisi ile girdiği savaş. Nesbø, okuru ilk sayfadan itibaren suçluluk, kayıp ve intikamın iç içe geçtiği karanlık bir yolculuğa çıkarıyor. Kitap bittiğinde bu hikaye nasıl devam edebilir dedim kendi kendime. Bu seriyi seviyorum söylemişmiydim:))
DİKKAT!!!
Bundan sonrası Spoiler içerir
Jo Nesbø’nun Harry Hole polisiye serisinin on ikinci romanı, efsanevi Oslo cinayet masası dedektifini en dip noktasındayken karşımıza çıkarır. Harry'nin karısı Rakel Fauke, iki ay önce onu Holmenkollen'deki evlerinden atmıştır ve Harry, çoğu geceyi hafıza kayıplarıyla sonuçlanan ağır bir alkolizmin içinde geçirmektedir. Rakel ile olan on beş yıllık geçmişi, onun oğlu Oleg'i kendi evladı gibi büyütmesini de kapsamaktadır. Oslo Cinayet Masası Şefi Katrine Bratt, Harry’ye düşük seviyeli vakalar verse de Harry, onlarca yıl önce tutukladığı seri tecavüzcü Svein Finne’nin peşine düşmek ister. "Nişanlı" lakaplı Finne, kurbanlarını hamile bırakması ve çocuğu doğurmazlarsa onları öldürmesiyle tanınmaktadır. Yirmi yıllık cezasını tamamlayıp yeni tahliye olan Finne, Harry'yi ailesinin güvende olmadığına dair tehdit etmiştir. Rakel’in evinin yakınında bot izleri bulan Harry, gizli bir vahşi yaşam kamerası kurar ancak Katrine bu davayı takip etmesine izin vermez.
Harry, herkesin kapandığını düşündüğü bir aile içi cinayeti çözdükten hemen sonra Katrine ve Emniyet Müdürü Gunnar Hagen’den yıkıcı haberi alır: Rakel evinde bıçaklanarak ölü bulunmuştur. Harry’nin en yakın arkadaşı olan adli tıp görevlisi Bjørn Holm, kurbanın boynunun arkasından aldığı ölümcül darbe dahil üç bıçak yarası tespit eder. Mutfaktaki bıçaklıktan bir bıçak eksiktir ve katil hiçbir adli kanıt bırakmamıştır. Harry'nin kurduğu vahşi yaşam kamerası sökülmüş ve hafıza kartı alınmıştır.
Oleg, Rakel'in Harry'ye bir şans daha vermesini istemek için yola çıkacağını açıklar. Kripos’ta dedektif olan Harry’nin eski öğrencisi Sung-min Larsen, Harry’nin alibisini doğrular; ancak adli tıp Rakel’in ölüm saatini Harry'nin bardan ayrıldığı saatlerle örtüşecek şekilde belirlemiştir. Harry resmen aklansa da şüpheler sürer. Paralel bir olay örgüsünde Finne, bir öğretmene tecavüz eder ve Harry'ye Rakel'in öldürüldüğü geceye ait bir video gönderir. Harry, Finne’yi yakalayıp sorgular; Finne cinayeti itiraf eder gibi görünse de bu bir tuzaktır. Finne, Rakel’in öldüğü gece bir doğumhanede olduğunu kanıtlayarak alibisi sayesinde serbest kalır ve Harry’yi zor durumda bırakır.
Devamı Kitapta...
Yazarın atmosfer yaratmadaki başarısı, Oslo'nun karanlık sokaklarını adeta gözünüzün önüne getiriyor. Yer yer oldukça sert ve karamsar olsa da, finaline kadar merakı canlı tutmayı başarıyor. Seriyi takip edenler için kaçırılmaması gereken, etkileyici bir Nesbø romanı.