Cornwall'da dünyaya geldi William Golding; çocukluğunu rüzgârın ve mitlerin diliyle tanıdı. Oxford Üniversitesi’nde eğitimini tamamladıktan sonra 1934’te Poems adlı ilk kitabıyla edebiyat sahnesine adım attı. Ancak onun ismini ölümsüz kılan, 1954’te yayımlanan ve insan doğasının karanlık labirentlerine bir yolculuk sunan Sineklerin Tanrısı oldu. Bu alegorik roman, yalnızca bir adada mahsur kalan çocukları değil, insanlığın içindeki kadim savaşı da anlattı.
Takip eden eserleri –özellikle Piramit– daha güçlü edebi yapılara sahip olsa da, Sineklerin Tanrısı’nın yankısı kadar gür duyulmadı. 1980’de Rites of Passage ile Man Booker Ödülü’nü kazandı. Ve nihayet 1983’te, İsveç Akademisi onun “gerçekle söylenceyi ustalıkla harmanlayan, insanın ruhsal ve fiziksel derinliklerine inen” kalemini Nobel Edebiyat Ödülü’yle taçlandırdı. Aynı yıl, çağdaşı John Fowles onun için şöyle dedi: “En iyi İngiliz yazar.”
1988’de “Sir” unvanıyla onurlandırılan Golding, 1993’te, ardında yarım kalmış bir roman (The Double Tongue) ve edebiyatın en sarsıcı metaforlarını bırakarak kalp yetmezliğinden hayata veda etti.