Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi
The Curious Case of Bejamin Button (1922)
The Curious Case of Bejamin Button (1922)
F. Scott Fitzgerald'ın en ünlü kısa hikayesi. İlk olarak 1922 yılında Fitzgerald’ın Caz Çağı Hikâyeleri (Tales of the Jazz Age) kısa hikâye derlemesinde yayımlanmış.
Hikâye, Amerikalı yazar Mark Twain’in “Hayatın tersi şekilde yaşanması daha mantıklı olurdu” fikrinden ilham alarak yazılmıştır.
Zamanın akışına meydan okuyan bir yaşam öyküsü. Yaşlı bir adam olarak dünyaya gelen Benjamin Button, yıllar geçtikçe gençleşir. Toplumun bakış açısı, aşk, aile ve kimlik temalarını işleyen, keyifle okunan hüzünlü bir eser.
Can Yayınları'ndan aldığım kitabımda bir ikinci hikaye "Ey Kızıl Saçlı Büyücü" de yer alıyor. Merlin Grainger'in penceresinden görüp aşık olduğu güzeller güzeli kadın, bundan sonraki otuz yılda, üç kez daha karşısına çıkar. Her zaman güzel ve etkileyici... Son karşılaşmadan sonra Merlin yanında çalışan muhasebecisinin, kadın ve hayatı hakkında tüm ayrıntılara sahip olduğunu keşfeder.
DİKKAT!!!
Bundan sonrası Spoiler içerir
1860 yılında Baltimore'da, Thomas ve Roscoe Button çiftinin ilk çocukları çok tuhaf bir şekilde dünyaya gelir. Benjamin bir yeni doğandan ziyade, yetmiş yaşında, kırışıklarla dolu bir cilde, gri saçlara ve tuhaf bir sakala sahip, yaşlı bir adam görünümündedir. Puro içmeyi ve iskambil oynamayı sever ve evlerinde en iyi büyükbabası ile anlaşır. Ailenin toplum içine çıkarmaya endişe ettiği Benjamin, gün geçtikçe gençleştiğini fark eder ve bu durumun yaşıtlarıyla aynı duruma gelince son bulacağını düşünür.
Ailesinin normalleşmek adına ona dayattığı şeylere boyun eğer. Bir ana okuluna kaydolur. Ama sık sık bastıran ağır uykuları nedeniyle bu macera kısa sürer. Saçlarını kahverengiye boyayıp sakallarını kesmesi rutini ise uzun süre devam eder. O gençleştikçe yaşlanan babası 50’lerine geldiğinde hem kafaları hem de görünüşleri artık birbirine çok benzer. Kafa kafaya verip işlerini büyütürler. Abi kardeş gibi görünen baba oğul beraber partilere gitmeye başlarlar.
Bu partilerden birinde Benjamin’in karşısına genç, güzel, en çok 20’lerinde olan Daisy çıkar. Kendisi ise 50’lerinde göstermektedir. Kendi yaşıtlarıyla anlaşamayan, daha olgun birini arayan Daisy de Benjamin’den hoşlanır. Çift Daisy’nin ailesinden gelen itirazlara aldırmadan kısa sürede evlenir. Evlilik ilk zamanlar çok keyifli olsa da sonraları, Benjamin gençleşirken Daisy’nin yaşlanması ilişkilerini karmaşık hale getirir.
Devamı kitapta...
(The Curious Case of Bejamin Button)
Bu olağanüstü öykü 2008 yılında ünlü yönetmen David Fincher tarafından sinamaya uyarlandı. Seneryo yazarı ise Oskar ödüllü senarist Eric Roth'dur. Başrollerini Brad Pitt ve Cate Blanchett'in paylaştığı film tüm dünyada ses getirdi.
Film çok ödüle aday gösterildi pek çoğunu aldı. Akademi Ödülleri'nde on üç dalda aday gösterildi ve üçünü kazandı: En İyi Sanat Yönetmeni, En İyi Makyaj ve En İyi Görsel Efekt.
Kısa bir hikayenin sinamaya uyarlanması hassas bir iş. Hikayede sadece yedi sekiz karakter var. Bu kadar karakterle ile seksen altı yıllık bir süreci anlatan bir filmi kotarmak mümkün değil. Bunun için bir sürü yeni karakter eklenmiş. Benjamin yeni maceralara atılmış. Mesela bir Hindistan serüveni var. Daisy'le ilişkileri çok taha farklı ele alınmış. Kitapta Benjamin'in bir oğlu var ve her zaman yanında. Filmde ise bir kızı var ve ilişkileri daha değişik bir süreç izliyor.
Ama günün sonunda kitabın da filmin de damağınızda bıraktığı tad aynı. Başarılı bir uyarlama olmuş.
İlk olarak 1922 yılında Fitzgerald’ın Tales of the Jazz Age (Caz Çağı Hikâyeleri) adlı kısa hikâye derlemesinde yayımlanan hikeye daha sonra değişik yayın evleri tarafından defalarca yayımlanmış. Ben Can Yayınları'nın ilk baskısını Temmuz 2020'de yaptığı ve Seçkin Selvi tarafından çevrilen versiyonu okudum. Bu "Kısa Modern" serisine dahil bir kitap.
2009'da Oscar ödüllü senarist Eric Roth'un uyarlaması ile David Fincher'ın çektiği, öyküyle aynı ismi taşıyan filmi seyretmiştim. Hiçbir şey sürpriz olmadı. Ama iyi ki okumuşum. Çok güzel anlatılmış tertemiz bir hikaye... Gereksiz laf oyunları ayrıntılar yok. Konu olağan üstü ve bu olağan üstülüğü normalleştirerek yaşayan bir kahraman. Keyifle bir çırpıda okunuyor.
Kitap kapağı ile ilgili de bir çift sözüm var. Utku Lomlu tarafından tasarlanmış. Bence çok güzel. Bu serinin (Kısa Modern) tüm kitaplarını kapakları sebebiyle alıp okuyasım var. Elinize sağlık.