Karanlık Orman
黑暗森林 (2008)
黑暗森林 (2008)
"Evren karanlık bir ormandır. Her medeniyet ağaçların arasında gezinen silahlı bir avcıdır, tıpkı bir hayalet gibi, yolunu engelleyen dalları kenara iterek sessizce yürümeye çalışır. Nefesini bile itinayla verir, avcı dikkatli olmak zorundadır. Çünkü ormanın her yerinde onun gibi gizli avcılar vardır.
Bu, kozmik medeniyetin resmidir işte. Fermi Paradoksu için açıklamadır.
Ve bu karanlık ormanda, şenlik ateşini yakıp, "İşte buradayım! İşte buradayım!" diye bağıran ve tüm ilgiyi üzerine çekmeye çalışan insanlık denen aptal bir çocuk var."
Çinli yazar Liu Cixin’in ünlü üçlemesi Üç Cisim Problemi’nin ikinci kitabıdır.
Kitap, insanlığın Trisolaris adlı gelişmiş bir uzaylı uygarlığının 400 yıl sonra Dünya’yı istila edeceğini öğrendikten sonraki hazırlık sürecini konu alır.
Ana karakterlerden Luo Ji, kozmik sosyoloji teorisini geliştiren ve insanlığın kaderini etkileyen kilit bir figürdür. Kitapta, Trisolaris’in insan zihinlerini okuyamayan fakat teknolojik olarak üstün bir tür olduğu vurgulanır. Dünya’daki hükümetler, Trisolaris’e karşı gizli planlar yürütecek "Duvarcılar" adlı dört kişiyi görevlendirir. Luo Ji, bu duvarcılardan biridir ve başlangıçta pasif görünse de zamanla en stratejik hamleyi yapan kişi olur. Roman, "karanlık orman" metaforu üzerinden evrendeki uygarlıkların birbirine karşı neden temkinli ve saldırgan olduğunu felsefi olarak açıklar.
DİKKAT!!!
Bundan sonrası Spoiler içerir
Bir mezarlıkta, Luo Ji, Dünya-Trisolaris Örgütü’nün (Trisolaris yanlısı bir insan grubu) eski lideri Ye Wenjie ile buluşur. Bu görüşmede Ye Wenjie, Luo Ji’ye kozmik sosyoloji adını verdiği temel ilkeleri anlatır. O anda Luo Ji, bu ilkelerin öneminin farkında değildir.
Roman daha sonra zaman içinde sıçrama yapar ve Kriz Çağı'nın 3. yılına, yani insanların Trisolaris adlı bir uzaylı ırkının varlığını öğrenip onların yaklaşık 400 yıl içinde geleceğini fark etmelerinin üçüncü yılına gider. 3. yılda, deniz subayları Zhang Beihai ve Wu Yue, yeni kurulan Çin uzay kuvvetine atanır. Trisolarislileri yenmek için 400 yıllık bir plan tasarlamakla görevlendirilirler. Bu noktada, Wu Yue dahil birçok kişi, Trisolarislilerin teknolojik olarak çok daha gelişmiş olduğu için insanların onları yenme şansı olmadığını düşünmektedir. Zhang Beihai, Wu Yue’yi diğer uzay kuvveti üyelerinin önünde yılgın tutumu nedeniyle alenen eleştirir ve bu durum Wu Yue’nin ordudan ayrılmasına yol açar. Buna karşılık Zhang Beihai, zamanı geldiğinde insanların Trisolarislileri kesinlikle yeneceğini güçlü şekilde savunan bir zafercidir.
Bu sırada Luo Ji, bir otel odasında adını hatırlayamadığı bir kadınla uyanır. İkisi tartışır ve ayrılmaya karar verir. Otelden ayrılırken bir araba üzerlerine doğru sapar, kadına çarpar ve onu öldürür. Araba az farkla Luo Ji’yi ıskalar, ama o da çarpmanın etkisiyle bilincini kaybeder. Luo Ji kendine geldiğinde, garip bir adam olan Shi Qiang ile birlikte yer altı bir sığınaktadır. Shi Qiang, Luo Ji’yi havaalanına ve oradan da New York’taki BM binasına götürür. Luo Ji, burada, Birleşmiş Milletler onaylı Küresel Duvarabakan Projesi kapsamında dört Duvarabakan'dan biri seçildiğini öğrenerek şoke olur. Duvarabakan’lara, Trisolarislilere karşı bir strateji geliştirmek amacıyla dünyanın kaynaklarını diledikleri gibi kullanma özgürlüğü verilmiştir. Duvarabakan’lardan özellikle aldatma ve yanıltmayı kullanmaları beklenir, çünkü Trisolarisliler aldatmacayı anlamakta zorlanır.
Luo Ji neden seçildiğini anlamaz ve bu rolü istemez. Verilen yetkileri kullanarak kırsalda lüks bir malikaneye taşınır ve hayatın tadını çıkarmaya odaklanır. Ancak kısa sürede yalnız hisseder. Artık güvenlik sorumlusu olan Shi Qiang’a hayalindeki kadını tarif eder ve onu bulmasını ister. Shi Qiang, kısa süre sonra sanat okulundan yeni mezun Zhuang Yan ile geri döner. Luo Ji ve Zhuang Yan birbirlerine âşık olur, Luo Ji çok mutludur. Duvarabakan Projesi üzerinde çalışmaktan hâlâ kaçınmaktadır. Öte yandan diğer üç Duvarabakan projelerine sıkı sıkıya bağlıdır ve düzenli olarak Güneş Sistemi Savunma Konseyi’ne (PDC) rapor verirler.
Devamı kitapta…
İthaki Yayınları tarafından ilk Türkçe baskısını 2018'de yapan kitabı Zeynep Özmeral çevirmiş. Benim kitabım 2024'te yayınlanan 6. baskıdan.
Kitap, bilimkurgu türünde olmasına rağmen sosyoloji, psikoloji, siyaset ve etik gibi alanlara da derinlemesine temas ediyor.
Çince 2008'de yayınlanan kitap 2015 yılında İngilizceye çevrilmiş ve uluslararası çapta olumlu eleştiriler almış. Hugo Ödüllü ilk kitap Üç Cisim Problemi’nin bıraktığı yerden devam ediyor.
Genelde eleştirmenler "Karanlık Orman"ı ilk kitap kadar olmasa da çok başarılı bulmuşlar. Oysa ben ilk iki kitap arasında "Karanlık Orman"ın daha akıcı ve derli toplu olduğunu düşünüyorum. Bu kitabı daha çok beğendim.
Çeviri ve imla hataları özellikle son 150 - 200 sayfada korkunç bir hal alıyor ve kitabı okumayı neredeyse işkence haline getiriyor. Okuduğum en kötü çevirilerden biriydi.