Ana karakter Will Klein, annesinin ölümüyle birlikte geçmişte gömdüğünü sandığı olaylarla yüzleşmek zorunda kalır. On bir yıl önce işlenen bir cinayetin baş şüphelisi olan kardeşi Ken hâlâ kayıptır. Will, kayıplar ve yalanlar arasında hayatına devam ederken sevgilisi Sheila’nın aniden ortadan kaybolmasıyla bir kez daha sarsılır. Kısa süre sonra Sheila'nın cesedi bulunur ancak gerçek çok daha karmaşıktır. Will, kardeşinin masumiyetine olan inancını koruyarak Julie’nin cinayetini araştırmaya başlar. Bu süreçte mafya bağlantıları, FBI soruşturmaları ve geçmişin acı gerçekleri birer birer gün yüzüne çıkar.
DİKKAT!!!
Bundan sonrası Spoiler içerir
Will Klein'ın kız arkadaşı Sheila Rogers'ın desteğiyle annesinin cenazesine katılır. Çok sevdiği her şeyi paylaştığı annesinin kaybı Will'e çok ağır gelmiştir. İçten içe bu ölümden onbir yıl önce yaşanan olayları sorumlu tutmaktadır. Uzun süredir hiç yapmadığı birşey yapar ve büyüdüğü mahallede yürüyüşe çıkar ve çocukluk aşkı Julie Miller'ın onbir yıl önce öldürüldüğü evin önünde durur. Will'in kardeşi Ken baş şüphelidir ve birçok kişi onun öldüğüne inansa da hala polis tarafından aranmaktadır. Will kesinlikle kardeşinin cinayeti işlemediğine hatta onun da öldürüldüğüne inanmaktadır. Aslında olanları geride bırakmış ve kendisine mutlu bir hayat kurmuştur. Sheila'ya derinden aşıktır. Kız yıllar önce evden kaçmış ve ailesi ile olan bağını tamamen kesmiştir. Ailesi ile ilgili konuşmaya da asla yanşmaz. Will'in annesinin ölümünden kısa bir süre sonra Sheila, sadece Will'i sevdiğini söyleyen bir not bırakır ve ortadan kaybolur.
Evden kaçan gençlerin sokakta hayatta kalması için çalışan bir hayır kurumunda yönetici olarak çalışan Will bu kayboluşa bir anlam veremez. En iyi arkadaşı Kare (aslında bu onun lakabı, alnında bir kare dövmesi var) ile birlikte bu konuya kafa yorarlar.
Albuquerque'de bir evde iki ceset bulunmuştur. Evde ayrıca Sheila'nın parmak izlerine rastlanır. Bu davayı yürüten iki FBI ajanı Will'i ziyaret eder. Will'i FBI'ın Doğu sahilindeki en yetkili ismi Joseph Pistillo'ya götürürler. Will kız arkadaşının önceki gece sabah beş sularında evden ayrıldığını söyler.
O gece Will, Ken'in çocukluk arkadaşı olan Hayalet lakaplı John Asselta tarafından saldırıya uğrar. Hayalet , Ken'i bulmaya çalışıyordur. Will bilmediği konusunda ısrar eder. Will'in yüzüne attığı birkaç darbeden sonra Hayalet gider.
Ertesi gün Sheila Rogers'ın cesedi Nebraska'da bir otoyol kenarında bulunur. Kadın ciddi şekilde işkence görmüştür. Annesi ve babası kızlarının cesedini teşhis eder. Bu haber Will'i yıkar. Sheila'nın annesi ile de telefonda görüşür. Ölen Sheila'dır buna şüphe yoktur. Anne başka bir noktaya takılmıştır. Peki şimdi 12 yaşında olması gereken torunu nerdedir? Bu haber Will'in aslında Sheila'yı gerçektende hiç tanımadığının ispatı gibidir. Genç kadın çocuğundan ona hiç bahsetmemiştir.
Yıllar önce öldürülen Julie'nin küçük kız kardeşi Katy Miller artık onsekiz yaşına gelmiştir. Katy Will ile iletişime geçer. Will'in annesinin öldüğü gün ablasının mezarında Ken'i gördüğünü söyler. Ken Katy'e ablasını öldürmediğini ve eninde sonunda bunu ispatlayacağını söyler. Katy, Will'den Julie'ye gerçekten ne olduğunu bulmasına yardım etmesini ister. Will de kabul eder. Bu ikili, polis tarafından davadan uzak durmaları konusunda uyarılır. Ancak gerçeği aramaya devam ederler.
Bundan sonrası kitapta...
Kitap Martı Yayınları'ndan 2022'de çıkmış. Derya Engin tarafından çevrilmiş ve 448 sayfa.
Harlan Coben’in klasikleşmiş gerilim tarzını başarıyla yansıtan, sürükleyici bir roman. Kurgusu zekice örülmüş, sürprizlerle dolu ve her bölümde gerilim dozu giderek artıyor. Bana okurken Orman'ı hatırlattı. Orman en sevdiğim Coben kitabıdır. Bu kitabı ondan önce yazmış. İki kitap da benzer tatlar bırakıyor.