Hamamböcekleri, Jo Nesbo’nun dünya çapında bir fenomen haline gelmeden hemen önce, Harry Hole karakterini nasıl ustalıkla inşa ettiğini gösteren bir geçiş romanı. Serinin ilk kitabı olan Yarasa'ya kıyasla çok daha sert, tempolu ve atmosferik bir kurguya sahip.
Norveç’in aykırı dedektifi Harry Hole yine kendi evinden çok uzakta, Bangkok’un neon ışıkları ve ağır rutubeti arasında bir bilmeceyi çözmeye çalışıyor. Oslo bir skandalın üzerini sessizce kapatmak istiyor. Norveç Büyükelçisi Bangkok'ta bir otel odasında sırtından bıçaklanmış halde bulunmuş.
Harry kardeşi Sis'in başına gelenleri çözmek için bu olayı bir kapı gibi kullanıyor. Bu dosyayı çözerse sis'in tcavüz dosyası tekrar açılacak.
Bangkok'un yeraltı dünyası görünenden çok daha kirli. "Hamamböcekleri" sadece bir cinayeti değil; siyasetin, paranın ve insan ruhunun en kuytu köşelerindeki yozlaşmayı anlatıyor.
DİKKAT!!!
Bundan sonrası Spoiler içerir
Jo Nesbø’nun Harry Hole serisindeki bu polisiye romanı, sorunlu Norveçli dedektifin Bangkok’a gidişini ve güçlü odakların onu engellemeye çalışmasına rağmen bir diplomatın cinayetini sessizce çözme görevini anlatır.
Hikâye, Bangkok’ta Taylandlı seks işçisi Dim’in, pavyon sahibi ve pezevenk Wang Lee aracılığıyla ayarlanan müşterisiyle buluşmak üzere Olympussy Motel’e gelmesiyle başlar. Genç kadın, adamı yatakta yüzüstü yatarken, sırtına saplanmış süslü bir bıçakla ölü bulur. Aynı sırada Oslo’da, Dışişleri Bakanlığı Direktörü Dagfinn Torhus gizli bir mesaj alır: Norveç’in Tayland Büyükelçisi Atle Molnes, bir genelevde bıçaklanarak öldürülmüştür. Bunun üzerine Müsteşar Bjørn Askildsen, Emniyet Müdürü ve Cinayet Masası’nın yeni şefi Bjarne Møller’in de katıldığı acil bir toplantı düzenlenir. Molnes, Başbakan’ın yakın dostu ve siyasi olarak kayırılmış bir Hristiyan Demokrat’tır. Genelev skandalının açığa çıkması, hükümete duyulan güveni sarsabilecektir. Bu nedenle olayın çözümü için yalnızca tek bir dedektifin gönderilmesine karar verilir ve bir önceki yıl Sidney’de bir cinayeti çözen Harry Hole üzerinde uzlaşılır.
İki memur, Harry’yi Oslo’daki köhne bir bar olan Schrøder’s’ta tek başına içerken bulur. Otuzlu yaşlarının ortalarında, uzun boylu ve zayıf olan Harry, gözle görülür bir çöküş içindedir. Memurlardan biri, Harry’nin geçmişte sarhoşken araba kullanıp bir meslektaşının ağır yaralanmasına neden olduğu olayı hatırlatınca Harry adama yumruk atar ve oradan ayrılır. Evinde ise kız kardeşi Sis’in faili meçhul tecavüz davasının hayaletleriyle boğuşmaktadır; soruşturma, müfettişlerin Sis’in saldırıyı uydurduğunu öne sürmesiyle kapatılmıştır. Møller Bangkok görevini teklif ettiğinde Harry bir pazarlık yapar: Eğer giderse, Møller daha sonra Sis’in dosyasının yeniden açılması için kaynak sağlayacaktır. Yola çıkmadan önce, saldırıdan sonra içine kapanan Down sendromlu kardeşi Sis’i kaldığı bakımevinde ziyaret eder. Havalimanında Torhus, ona mutlak gizlilik içinde hareket etmesi gerektiğini söyler.
Bangkok’ta Harry, Cinayet Masası’nın Amerikalı şefi Müfettiş Liz Crumley ile tanışır. Sert mizaçlı Liz, Harry’nin sarhoşluğunu hemen fark eder ve bunu yüzüne vurur. Harry’nin ekibinde genç ve sezgileri kuvvetli Nho, sessiz dedektif Sunthorn ve en kıdemli üye Rangsan vardır. Olay yerinde Harry, büyükelçinin ayaktayken bıçaklandığını tespit eder ve yaranın üzerinde gri bir yağ tabakası fark eder. Büyükelçinin Mercedes’inde kumar kuponları, bagajdaki kilitli bir çantada ise çocuk istismarı fotoğrafları bulunur. Böylece pedofili izi, soruşturmanın merkezine yerleşir.
Harry, Bangkok’taki Norveç topluluğuyla görüşür. Motel sahibi, büyükelçinin yalnız geldiğini ve kapısını kilitlemediğini doğrular. Büyükelçilikte hırslı maslahatgüzar Tonje Wiig, büyükelçinin cep telefonunun kayıp olduğunu söyler. Harry, alkol sorunu olan eşi Hilde Molnes’i ziyaret eder; burada sağ kolu deforme olmuş ve bunu bir protezle gizleyen genç kızı Runa’yı görür. Telefon kayıtları, büyükelçinin cinayet günü bir bahis servisini, elçiliği, zengin Norveçli Ove Klipra’yı ve döviz brokerı Jens Brekke’yi aradığını gösterir. Şoför Sanphet ise Molnes’in tefecilere büyük miktarda kumar borcu olduğunu açıklar. Bıçaktaki yağın, Norveç’in kuzeyindeki Samiler tarafından bıçakları korumak için kullanılan ren geyiği yağı olduğu anlaşılır; bu da katilin bir Norveçli olabileceğini düşündürür.
Devamı kitapta...
Bu roman, sadece bir cinayeti aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda ana karakter Harry Hole’un trajik iç dünyasını ve sistemin yozlaşmış çarklarını derinlemesine işliyor. Hikaye, Bangkok’ta bir motelde büyükelçinin bulunmasıyla başlarken, bu görevi kabul etme motivasyonu olan kız kardeşi Sis’in yarım kalmış adalet arayışı,Harry'nin duygusal yükünü ağırlaştırıyor.