Kızılgerdan, Jo Nesbø’nun yazarlık kariyerinde bir dönüm noktası olarak kabul ediliyor. Romanı benzerlerinden ayıran en güçlü özellik, 1940’ların Doğu Cephesi ile 2000’li yılların Oslo’su arasında kurulan köprü. Nesbo, Norveç’in Nazi işgali altındaki tartışmalı geçmişini ve "vatanseverlik" ile "ihanet" arasındaki o ince çizgiyi, bir polisiye kurgunun içinde sorguluyor.
İkinci Dünya Savaşı’nın dondurucu siperlerinden günümüzün yüksek siyasi koridorlarına uzanan Kızılgerdan, intikamın ne kadar uzun süre soğumadan bekleyebileceğini gösteriyor. Dedektif Harry Hole, bir yandan kendi içindeki şeytanlarla ve teşkilatın yozlaşmış çarklarıyla savaşırken, diğer yandan kimliğini bir gölge gibi saklayan usta bir keskin nişancının izini sürüyor.
DİKKAT!!!
Bundan sonrası Spoiler içerir
Jo Nesbø’nun Harry Hole serisinin üçüncü kitabı olan Kızılgerdan, Norveç’in Nazi işgali altındaki geçmişi ile modern bir suikast komplosunu ustalıkla iç içe geçiren katmanlı bir eserdir. Roman, 1999 yılında dedektif Harry Hole’un ABD Başkanı’nın Oslo ziyareti sırasında bir gizli servis ajanını kazayla vurmasıyla başlar. Olayın diplomatik bir krize yol açmaması için üstü örtülür ve Harry, hem ödül hem de sürgün niteliğinde bir terfiyle Norveç Güvenlik Servisi’ne (POT) atanır. Bu yeni görevinde Harry, ülkeye yasa dışı yollarla sokulan ve çok nadir bulunan bir Alman suikast tüfeğinin izini sürmeye başlar.
Hikayenin ikinci kanadı, 1942 yılında Leningrad kuşatmasındaki Doğu Cephesi’ne, Nazi saflarında savaşan Norveçli gönüllü askerlerin arasına uzanır. Cephe hattında Daniel Gudeson, Gudbrand Johansen ve Sindre Fauke gibi genç askerlerin yaşadığı ihanetler, ölümler ve kimlik değişimleri anlatılır. Bu askerlerden biri olan ve arkadaşları tarafından "Kızılgerdan" olarak anılan kahramanımız, savaş sırasında bir hemşireye aşık olur, ancak savaşın travmaları ve hükümetin kendilerini "hain" ilan etmesiyle derin bir intikam hırsı beslemeye başlar. On yıllar sonra, bu travmaların tetiklediği yaşlı bir gazi, Norveç kraliyet ailesine karşı büyük bir suikast planı hazırlamaktadır.
Oslo’da Harry ve keskin zekalı ortağı Ellen Gjelten, silah ticaretinin ardındaki "Prens" lakaplı gizemli figürü aramaya koyulurlar. Ellen, Prens'in aslında teşkilat içerisindeki yozlaşmış polis Tom Waaler olduğunu tesadüfen keşfeder, ancak bu bilgiyi Harry’ye ulaştıramadan neo-Naziler tarafından öldürülür. Ortağının ölümüyle yıkılan Harry, bir yandan yas tutarken diğer yandan cinayetlerin ve silahın izini sürerek savaş dönemi gazileriyle görüşür. Bu süreçte, davasına baktığı Sindre Fauke’nin kızı Rakel ile tanışır ve aralarında derin bir bağ oluşur.
Devamı kitapta...
Dedektif Harry Hole, ülkeye sokulan özel bir suikast silahının izini sürerken, İkinci Dünya Savaşı dönemine uzanan bir intikam hikayesiyle karşılaşır. Harry Hole'un Rakel ile tanışıp yakınlaştığı ve oğlu Oleg ile bağ kurduğu, aynı zamanda istihbarat dünyasına girdiği kitaptır. 2000'lerin başı Norveç'i ile 1940'ların savaş cepheleri arasında mekik dokuyan, oldukça karmaşık ve hareketli bir olay örgüsü var. Benim Nesbo'nun sevdiğim kitaplarından biri. (Düşündüm de hepsini seviyorum.)