7 Hikayeden oluşan bir kitap. Bu Nesbo'nun Doğan Kitaptan yayınlanan 16. kitabı. Hepsini okudum. Bu kitapları, okuduğum kitaplardan not tutmaya başlamamdan önce okuduğum için önceki 15 kitap bu sitede hemen yer bulamayacak. Jo Nesbo'nun sevdiğim yazarlar listesinde en üstlerde yer alması, o kitaplarla ilgili de yazmak istememe sebep oluyor. Ama okunacak bir sürü yeni kitap da var. Muhakkak onlarıda yazarım birgün. Kıskanç Adam ve Diğer Öyküler yazarın Türkye'de yayınlanan son kitabı.
Goodreads'ta kitaptan 528 sayfa ve 12 öykü diye bahsediliyor. Nesbo Öyküleri kıskançlık ve güç ana temalarının alltında toplamış. Bazı ülkelerde 12 öykü Kıskanç Adam" ismiyle tek kitapta, bazı ülkelerde ise 7 öykülük kıskançlık "Kıskanç Adam" ve 5 öykülük güç serisi "Fare Adası" ismiyle iki ayrı kitap olarak yayınlanmış. Bizde Kıskanç Adam 7 hikayeden oluşan 221 sayfalık bir kitap olarak yayınlandı. Umarım diğer 5 öykünün yer aldığı "Fare Adası" en kısa sürede yayınlanır.
DİKKAT!!!
Bundan sonrası Spoiler içerir
Jo Nesbo'yu çok seviyorum demiş miydim? Evet demiştim. Bu kitabı da sevdim. 6 hikaye kıskançlıkla ilgili, 3. hikaye olan "Sıra" konu olarak biraz farklı. Bu kitap için açıklamalarımı daha kısa tutacağım. Kısa hikayeler malum. Kitabı okurken alacağınız keyfi kaçırmak istemem.
Londra
Uçakta business class ta yolculuk eden bir kadın ve erkeğin yol boyunca aralarında geçen muhabbet anlatılmış. Ama bunlar herhangi iki insan değil. İkisi de şahıslarına münhasır. New York'tan Londra'ya gidiyorlar. Kadını kocası en iyi arkadaşı ile aldatmış. Kızımız intaharın eşiğinde. İşlenen konu ilginç. Ana konu dışında yürüyen muhabbette keyifli. Makyajla ilgili bölüm benim favorim.
Kıskanç Adam
Yunanistan'da Kalimnos Adası'nda bir Alman turist kaybolur. Geride ikiz kardeşi kalmıştır. Önceki gecenin tanıklarının anlattıkları ışığında, Atina'dan, özel yaşamındaki bazı tecrübeleri sayesinde bir kıskançlık uzmanına dönüşen Nikos Balli gönderilir.
Balli için kıskançlığı görmek kolaydır. Ama suçu çözme yetenekleri kördür. Balli, hava şartları yüzünden mahsur kaldığı adada bir taraftan hali hazırdaki kayıp vakasını çözmeye çalışırken, bir taraftan da kendi geçmişinde bir zaman yolculuğuna çıkar.
Sıra
Tren istasyonu yakınındaki bir Seven Eleven'da alışveriş kuyruğundaki bir gencin kasiyerle diyaloğunu anlatıyor. Sıraya kaynamaya çalışanlara siz de sinir olur musunuz? Ben olurum, öykünün kahramanı kasiyerimiz de oluyor.
Çöp
Sizi en iyi eşiniz tanır. Sizden bile iyi. Bir çöp kamyonu kullanıyorsanız, kimsenin temizlenemiyeceğini düşündüğü pisliğinizi, temizleyebilirsiniz. Çünkü "birinin temizlik işini üstlenmesi gerekir."
İtiraf
Varlıklı bir ailenin her şeyden çabuk sıkılan kızı evde ölü bulunur. Kadın, kuyuma merak sardığı dönemde edindiği, merakından vazgeçse de bu işleri yaparken ihtiyaç duyulan siyanürden ve kendisi için oluşturduğu bir kaç şişe siyanürden oluşan ve bodrumunda tuttuğu siyanür koleksiyonundan vazgeçmemiştir. Bu koleksiyondan alındığı düşünülen siyanür ile ölmüş ya da öldürülmüştür. Boşanma arifesindeki koca ve yeni sevgili mercek altındadır. Ağzından laf alma umuduyla eski koca olay yeri olan kendisininde kısa süre öncesine kadar yaşadığı kadının evine getirilir. Boşanma henüz gerçekleşmediği için kadının yüklü mirasının varisi olan koca en önemli şüphelidir. O ve polis müfettişi arasındaki sohbet... Daha doğrusu eski, kocanın monoloğu bu öykünün konusu.
Odd
Ünlü bir yazarıni bir konferanstan önce kafasından geçenler, hikaye yazma yeteneği, bu yeteneği kaybetmemek için nelerden vazgeçebileceği anlatılmış.
Küpe
Bir taksi şoförünün hayatı, bir müşterisinin arka koltukta bulduğu bir küpe ile alt üst oluyor. Çünkü "Durduk yerde insanın küpesi düşmez."
Ebru Tüzel tarafından Türkçeye çevrilen kitabın ilk baskısı Ağustos 2024'te Doğan Kitap'tan çıkmış. 221 sayfalık kitaptaki enuzun öykü neredeyse 100 sayfa olan ve kitaba da ismini veren "Kıskanç Adam". Gerçi diğer dört öykü; İtiraf, Çöp, Küpe ve Odd öykülerinin de isimleri "Kıskanç Adam" olabilirmiş. Londra'nın ki olsa olsa Kıskanç Kadın olur:))
Ben hikayelerin hepsinden ayrı ayrı keyif aldım. Konular tek tek bir roman olabilecek derinlikteydi. Nesbo harika bir üslupla bu yoğun içerikleri kısa hikayelere sığdırmış.
Nesbo, her hikâyede insan doğasının karanlık yanlarını ustalıkla işleyerek, okuru psikolojik gerilim ve sürprizlerle dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Karakterlerin içsel çatışmaları ve zayıflıkları, yazarın sade ama vurucu dili, hikâyelerin etkileyiciliğini artırıyor. Kıskançlık, hikâyelerde sadece bir duygu olarak değil, yıkıcı ve ölümcül sonuçlara yol açan bir güç olarak da karşımıza çıkıyor. Bu kitap, Nesbo'nun polisiye dışındaki yeteneğini de gözler önüne seriyor.