Benim Sevgili Eşim
My Lovely Wife (2019)
My Lovely Wife (2019)
"Aşk hikâyemiz basitti.
Harika bir kadınla tanıştım. Aşık olduk. Çocuklarımız oldu. Banliyöye taşındık.
Birbirimize en büyük hayallerimizi ve en karanlık sırlarımızı anlattık.
Sonra... sıkıldık.
Dışarıdan bakınca tamamen sıradan bir çift gibi duruyoruz.
Sizden farkımız yok: belki komşularınızız, belki çocuğunuzun arkadaşının anne babasıyız, belki de birlikte yemeğe çıkmayı düşündüğünüz o çiftiz.
Herkesin evliliğini canlı tutmak için küçük sırları vardır.
Bizimki cinayet işlemeyi içeriyor — ve paçayı kurtarmayı başarıyoruz."
Kulağa biraz uçuk geliyor olabilir… ama en iyi anlamda. Downing, My Lovely Wife’ta aile içi gerilim türünün sınırlarını zorluyor ve ortaya hem ciddi anlamda rahatsız edici hem de fazlasıyla eğlenceli bir gerilim romanı çıkıyor.
DİKKAT!!!
Bundan sonrası Spoiler içerir
Kahramanımız ve karısı Millicent’in normal görünen bir evlilikleri vardır. Geçimini şehir kulübünde zenginlere verdiği tenis dersleri ile kazanan, karısına sırılsıklam aşık bir koca… Karısı Millicent ise uzun boylu kızıl saçlı, tertipli düzenli ve becerikli bir kadındır. Emlak alım satımı yapar. Evine düşkün mutfakta becerikli ve çocukların disiplini konusunda hassastır.
Florida da Hidden Oaks’ta, çocukları Rory (14) ve Jenna (13) ile birlikte yaşarlar. En iyi arkadaşları Andy ve Trista Preston ile yedikleri akşam yemekleri dışında kendi hallerinde yaşayıp giderler. Ama bu normal görünen çiftin hiçte normal olmayan bir kusuru vardır. Evliliklerine biraz heyecan katmak için gamsızca öldürürler.
En son bir yıl önce Lindsay isimli bir hanımı kaçırmışlar, öldürmek üzere iken, Jenna’nın midesinin bozulduğu haberinin gelmesi üzerine Millecent işi bitirmek üzere olay yerinde kalmış, fedakar baba kızının yanına koşarak, kızıyla ilgilenmiştir. Bu geceden sonra Millicent kocasına hiçbir ayrıntı vermeden her şeyin yolunda olduğunu söylemiştir.
Artık olayın üzerinden bir yıl geçtiği için çiftimiz yeni bir kurban arayışındadır. Kurban adaylarının belirlenmesi ve haklarında bilgi toplayıp doğru olanı seçme işi; kurbanlarla iletişimde Tobiyas ismini kullanan ve sağır numarası yaparak sempati toplayan kocanındır.
Üç aday belirlemiştir
İlki bir barda tanıştığı Petra. Linsay’da da yaptığı hatayı «ki bundan asla Millicent’te bahsetmez» Petra’da da yapar ve kadınla birlikte olur. Petrayı bu listeden çıkaran ise bu birlikteliğin ardından kadının Tobiyas’ın sağır olduğundan duyduğu şüphedir.
İkincisi otopark görevlisi Annebela’dır. O da Tobiyas’la barda bir içki içer. Hikayesi Tobiyas’ı çok etkiler. Sevdiği adam bir polistir ve sokak çatışmasında ölmüştür. Kimsenin başına bu kadar çok felaket birden gelmemeli düşüncesi ile Annabella’da listeden elenir.
Üçüncü ve son kurban adayı ise Lancester Otelinin resepsiyonunda çalışan Naomi Georgedir. Bu adayda karar kılarlar.
Onlar bu planları yapa dursun Millicent’in bir yıl önce hallettim dediği Lindsay’in cesedi terk edilmiş bir otelde bulunur. Birkaç gün önce ölmüştür. Kahramanımız paniğe kapılır. Çünkü ormandaki göle atılmış olması gereken Linsay’ın cesedi tüm dikkatleri şehirde yaşayan azılı bir katile çevirmiştir. Halbuki onlar, kimsenin yokluklarının peşine düşmeyeceği adaylar seçip ilgi çekmemeyi hedeflemektedir. Şimdi kaçınılmaz olarak polis soru sormaya başlayacaktır.
Millicent hala çok sakindir her şeyin yolunda olduğunu söylemektedir. Kayıp olduğu bir yıl boyunca çeşitli işkencelere maruz kalmış olan Linsay’ı bu süre zarfında Millicent’in alıkoyduğu su götürmez bir gerçektir. Ama karısının tepkisini çekmekten deli gibi çekinen kahramanımız bu bir yıl içinde ne olduğunu ona sormaya cesaret edemez.
Polisler gibi basın da bu cinayete ilgilenir. Kaybolan kadının kimliği, çalıştığı yer, arkadaşları, kimlerle görüştüğü deşilmeye başlanır.
Millicent bu karmaşada dikkatleri başka bir yöne çekmek gerektiğini söyler. Hidden Oaks’taki herkesin hala hatırladığı bir seri katil bu iş için biçilmiş kaftandır.
Yıllar önce Owen Oliver Riley 9 kadını öldürdükten sonra yakalanmış ve polisin yakalama sırasındaki hatasını kullanarak serbest kalmış, kız kardeşi ile birlikte sırra kadem basmıştır.
Oliver kurbanlarını öldürmeden önce onları tam bir yıl tutsak etmiş ve bu süre zarfında da kadınlara her türlü işkenceyi uygulamıştır.
Bu fikri beğenen kahramanımız. Bu olayla ilgili haberler yapan bir muhabir olan Josh’a kısa bir not yollar ve Oliver gibi davranarak olayların sorumluluğunu alır.
İlerleyen günlerde tenis kulübünde Trista ile karşılaşır. Kadın dağılmıştır ve bunu ona yapan Oliver efsanesini tekrar hortlamasıdır. Trista Oliver ile bir süre aşk yaşadığını söyler ve kahramanımızın hiçbir yerde bulamayacağı Oliver’ın hayatı ile ilgili ayrıntıları sarhoşluğun ona verdiği yetki ile sayar döker. Kadın nerdeyse 9 kadın katili Oliver’ın iyi bir adam olduğu söyleyecektir.
Trista’nın hayatına aldığı insanlar tartışmaya açıktır. En iyi arkadaşları, Kahramanımız ve karısı Millicent’tin de durumu ortadadır. Oliver’ın skoruna yaklaşamasalar 3 kadın öldürmüşler bir diğeri için hazırlıklarını neredeyse tamamlamışlardır.
Devamı Kitapta...
Epsilon yayınlarından çıkan kitabın ilk baskısı 2024. Bende de ilk baskısı var. Türkçeye Maide Edil İspir tarafından çevrilmiş. 407 sayfa.
Bu karanlık seri katil ya da gerilim romanı sevenlerden daha çok psikolojik gerilim seven okuyuculara uygun hafif bir kitap.
Bir kitabı almaya ve okumaya karar vermemde arkasındaki tanıtım metni kadar kapak tasarımı, sayfa ve baskı kalitesi en önemlisi de yayınevi etkili oluyor. Mesela Doğan Kitap her zaman iyi içerikler seçer. Epsilon Yayınları ile ilgili de hem iyi çeviri hem de kaliteli bir baskı söz konusu. Ben böyle ayrıntıları seviyorum.